Bu yazı bir eleştiri yazısı olarak ele alınırsa faydalı olacaktır bunu söyleyerek başlayayım yazıma.

Only-R rumuzlu sevgili yazarımızın "Türban sorununun özünde sapkınlık ve sapıklık vardır" yazısına kısa bir cevap olsun diye yazıyorum bu yazıyı. Öncelikle yazımın başlığında belirttiğim gibi sadece sahibi olduğu fikri ispat düşüncesinden bilimsel temele dayanan bir araştırma sürecinden geçmeden oradan buradan toparlanma bilgilerle kopyala yapıştır makalecikler düzerek fikir sahibi olunmayacağını belirtmek isterim. Hele ki sırf siyasi ayrışma neticesinde oluşmuş "taraf ve aidiyet" düşüncesi ile normalde bu tür zeminlerde tartışılması son derece hassas olunan bir konuda doğruluğu meçhul bilgicikleri fikirmiş gibi sunarak insanların kutsal saydıklarına saldırmak hiç hoş bir tutum değil.

Geçmiş yazılarımı okursanız nasıl bir dünya görüşüne sahibim küçükde olsa intiba oluşur buna eminim. Pek değerli kardeşime altına imza atacağını düşündüğüm bir cümleyi hatırlatmak isterim. "Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmak" Tarih boyunca defalarca farklı isimlerden kaydı düşülmüş bu cümleyi bizlere özümseten Uğur Mumcu'yu da rahmetle analım satırarasında.


Şunu unutmayalım bilgi kaygan zemindedir. Her düşüncenin, her inanışın bilgi kabul ettiği bir sürü varsayım mevcuttur. Bu nedenle kaynağı sabit, dile getirilen tarafından müsbetlenmemiş ve bir adım daha öteye getirerek "yaşanmamış" hiç bir bilgi fikir sahibi etmez insanı... Ancak taklitçi, şekilci ve kopyacı olmak mümkündür bu yöntemle.

Only-R'a komşu yazar olarak tavsiyem; böylesi hassas konularda sağlam, derinlemesine araştırmadan, kulaktan dolma bilgilerle fikir yürütmeden önce iyi bir araştırma yapması ve özellikle insanların çok önemli kabul ettiği ve kutsal saydığı kavram ve isimlerle böylesine fütursuzca oynamamasıdır.

Kaynak gösterdiği yazar, altına imzasını attığı bilgiler çok sağlıklı bilgiler değildir. Gerçek bir insan üzerine giydiği zayıf bilgilerden oluşan elbisesi ile değil o elbisenin sardığı vücudun içindeki vicdan ve akılla fikir sahibi olmaya gayret göstermelidir.

Site yazarlarından bu konuya ayrı bir önem gösterilmesini rica ediyorum.


prusarus 12 03 2008 - 07 : 57   
2172 Kişi okudu     11 Yorum yapldı   
Puan : 3 Oy : 1
Yorumlar :

Öncelikle, kopyala yapıştır yazar olarak itham edilmek gerçekten rahatsızlık verici. Şahsın takdirleri için teşekkür ederim. Takdir kendinindir. Fakat, türbanın özünde sapkınlık ve sapıklık olduğu konusundaki düşüncelerimden vazgeçmiş değilim. Birileri bunun aksini iddia ediyorsa buyursun ispatlasın. Türban gerçekliğinin arkasındaki asıl gerçeği sunsun önce, sonra yazdıklarıma saldırsın. Yazdıklarımız üzerinden makale üretmek yerine bunları yorum olarak belirtip, kendisine ait düşüncelerini makale olarak sunmalarını tavsiye ederim kendilerine.

oNLy_R 12 03 2008 - 16 : 20
1. yorum için; kopyala yapıştır yazar ve kopyala yapıştır makalecikler arasında önemli bir fark olduğunu düşünüyorum. Sözkonusu yazınızda türbanla ilgili görüşlerinizi değil bir inanışın peygamberi ile ilgili bilgisiz fikirleri kullanarak maksadını aşan tabirlere yer vermeniz dikkatimi çekmiştir. Görüşlerimi yorum veya makale olarak sunma konusuna gelince bunu takdir edecek zatı aliniz değil bizzat kendim olduğunu düşünüyorum.
  prusarus 15 03 2008 - 02 : 55

Türban denilen örtünmenin temelini dine dayandıranların ve bunu herkese bir tabu olarak sunanların niyetlerinin ne olduğunu da hepimizin çok iyi bildiği aşikardır. BENİM İÇİN DOKUNULMAYACAK TABU YOKTUR. Fakat her ne hikmetse tabu olan din ile ilgili her açıklamamız bir hakaret olarak suçlanmakta, söylediklerimizin, anlatmak istediklerimizin altındaki niyet özümsenmemek istenmekte, böylelikle söylemlerimiz çarpıtılmak istenmektedir. Sadece kuran`ı kerimin nasıl kitap haline getirildiğine dair tarihsel sürece bile bakıldığında, kuranın aynen (ilk indiği haliyle) günümüze intikal etmiş olması bile imkansızdır

oNLy_R 12 03 2008 - 16 : 21
İstediğiniz tabuya dokunmakta elbette özgürsünüz. Ancak yaptığınız tabulara dokunmak maksadının ötesine geçmiştir bunu da bilesiniz. Din ile ilgili açıklama veya düşünce üretmek sizin bileceğiniz iştir. Anadolunun ilmi edep ve terbiyesine bakarsanız her işin ustası vardır ve çıraklar usta olana kadar ustanın fikrine, işlemine laf etmeyi kendilerine hak görmezlerdi. Usta olmakta bu zamandaki kadar kolay değildi. İki kitap okuyup fikir beyan etmek nedense zamanımızda herkesin en kolay bildiği yol oldu. Yineliyorum yaşamadığınız konuda konuşmanız sadece sizi tatmin eder. Kur-an'ın şeklen ilk indiği gibi olup olmamasını değil anlayışın nasıl değiştiğini konuşsanız biraz bilgi sahibi olduğunuzu düşünürdüm ve büyük ihtimalle size hak verirdim.
  prusarus 15 03 2008 - 03 : 05

Orijinal nüshalar bile yakılarak yok edilmiştir.Birilerinin ezberinin keyfiyetine göre düzenlenmiş bir kitap olarak varlığına devam etmiştir. Kitap haline gelirken bile böyle muallak, belirsiz, ezbere dayanan bir derlemeden bir de bin bir çeşit yorumlama ile TÜRBAN yorumu ortaya çıkmış, sonra da her ne hikmetse bu islamın şartı haline getirilmeye çalışılmıştır. Ve bu yoruma göre kadınların örtünmek zorunda olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Peki bu yoruma göre kadınlarımızın niye örtünmesi gerekmektedir? Çünkü erkekleri tahrik etmesinden korkulmaktadır. Saçları, kolları, ayak baş parmakları bile namahrem olarak azledilmekte, tahrik unsuru olarak kabul edilmektedir. Saçtan dolayı tahrik olmak sapıklık değil de nedir?

oNLy_R 12 03 2008 - 16 : 21
Türban veya örtünme adına ne derseniz deyin onunla ilgili görüşlerimi makale olarak sunacağım. Tarihsel süreçte sosyolojik bi çok unsurunu barındıran böylesi bir konuyu salt bacak ve göbek arasına indirgeyen anlayışla onu muhatap alıp cevap vermeye çalışan arasında bir fark görmüyorum. İkisi de cahildir. En azından bilgi edinmeye çalışır. Ama görüyoruz ki buna gerek duymamaktadırlar.
  prusarus 15 03 2008 - 03 : 08

Ayrıca atıfta bulunulan yazımda da belirtildiği üzere örtünmenin yorumu da tamamiyle anlatılan olay üzerinden çıkmaktadır. Yazılara kaynak göstermek, konu ile ilgili başkaca kaynaklara atıfta bulunmak veyahut kısaca bir söylemimiz bile olduğunda bunu destekleyen bazı dökümanları kaynak olarak sunmak ise kopyala-yapıştır olarak itham edilmiş. Kaynak göstermeden, bir şeyler yazacak olduğumuzda ise hiçbir temele dayanmadan konuşan, bol keseden atan olarak itham edilmekteyiz. Kusura bakmasın kimse, ben birilerinin keyfi istedi diye, başkalarının istekleri doğrultusunda yazacak değilimdir. Ben dokunurum tabulara!!!

oNLy_R 12 03 2008 - 16 : 27
Kaynak göstererek makale yazmak öyle kolay iş değldir. İnsanlar ömürlerini harcayarak böylesine bir ehliyeti almaktadır ki baktığımızda yüzlerce yıldır tartışılmakta olan konuları tek kaynak göstererek makale haline getirmekte yüzümüzü güldüren bir acemilik olarak değerlindirilir. Gelgelelim sizin yaptığınız tabulara dokunmak değil daha önce belirttiğim gibi ..."taraf ve aidiyet" düşüncesi ile normalde bu tür zeminlerde tartışılması son derece hassas olunan bir konuda doğruluğu meçhul bilgicikleri fikirmiş gibi sunarak insanların kutsal saydıklarına saldırmak"tan öteye geçememektedir. Bu nedenle sunmuş olduğunuz bilgilere değil uslubunuza ve eyleminize bir eleştiri getirmiş olduğumda aşikardır.
  prusarus 15 03 2008 - 03 : 12

Doğal olarak tabular eleştiri kaldırmaz bunu da bilirim. Çünkü adı üstünde tabudur, eleştiren suçlanır, hain ilan edilir, terörist ilan edilir, hatta dinsiz imansız ilan edilir. Şeyh Bedrettinin asılma gerekçesinde olduğu gibi , imansızlık sunulur gerekçe olarak halkın önüne. Ama bunları göze almıyor olsam, o yazıları yazmam. Saldıranlar olacaktır elbet, olmasa şaşarım. Ama ben kendimce inandıklarımı ve bildiklerimi yazmaya, bu mevziyi bırakmamaya emin adımlarla devam edeceğim. Bundan hiç şüpheniz olmasın.

oNLy_R 12 03 2008 - 16 : 30
İnandıklarınızı ve bildiklerinizi savunmak ve bu doğrultuda hareket etmek inancınızı takdirle karşılıyorum. Burada belirttiğiniz suçlamaların hiçbirini yapmadığım için inancınızı ve bildiklerinizi sabit birer görüş olarak hayatınıza işlemeyeceğinizi ve araştırarak çok yönlü bilgi edinerek bizleri bilgilendirme inceliğine devam edeceğinizi ümit etmekteyim. Bunu da yazmış olduğunuz bir başka makaleye teşekkürlerimi sunarak gösterdiğimi düşünmekteyim.
  prusarus 15 03 2008 - 03 : 24

Cevap hakkımı bu kadar çok sayıdaki yorum yerine, tek bir yorum altında kullanmak isterdim. Fakat sitenin kendisinde var olan bazı sorunlar nedeniyle çokça yorum ile cevap vermek mümkün oldu. Sorun siteden kaynaklanmaktadır. Affoluna.

oNLy_R 12 03 2008 - 16 : 33
Buraya sevgili merush'un cevap vermesi gerektiğini düşünüyorum ve Only-R'ın talebinin arkasında olduğumu dip not olarak düşüyorum.
  prusarus 15 03 2008 - 03 : 16

bir mahalle düşünün bi ev şeriatçı,bi ev satanist,bi ev yahudi bi ev alevi,birbirine bu denli uç kişiliklerin devlet erbabında kurallara sadık ve mutabık kalması kopyala yapıştır bile olsa yerinde olmaya değmezmi..........bu ülke bu topraklara kopyalanıp yapıştırılmadı.........bu ülkeyi de şeriatçılar kurmadı.....saygılarımla.......utku

utkudemez 14 03 2008 - 17 : 02
Bu ülkeyi şucular veya bucular kurmadı. Bu ülke; Mustafa Kemal'in yıllarını vererek edindiği ve hatta daha da öncesine giderek sevgili annesi tarafından bir an olsun düşüncelerinden eksiltilmeyen ve o doğrultuda yoğrulan vatan sevgisinin neticesinde Türk insanı esir olamaz dedirten inanç ile verdiği mücadelenin önderliğinde Anadolu insanının tarihe geçen mücadelesinin neticesinde kurulmuştur. Yıllardır süren karşı devrime karşın Türk insanının içinden vatan ve Mustafa Kemal sevgisinin kolay kolay kopartılmayacağına inanan bir insan olarak sizin gibi kardeşlerimin bu mücadelede hep önde olabilmesi için çok yönlü araştırma ve çalışmalar neticesinde edindiği bilgilerle her an kendierini yenileyerek insanlığını yaşama ve dünyaya öncülük etmek gibi geçmişten geleceğe her devre yön verecek bir hedefte sürekli çalışacaklarına olan inancımı korumaktayım ve bu inancın artması için çalışmalarıma devam edeceğim. Görüşleriniz ve varlığınız için teşekkür ederim.
  prusarus 15 03 2008 - 03 : 23

Hangi konuda neyi ne kadar araştırdığıma dair, beni bu kadar yakından tanıyor olmanız beni hayretler içinde bıraktı. Demek ki, beni o kadar iyi araştırmışsınız ki, yazılarımda neyi ne kadar esas aldığımı, yazdıklarım hakkında ne kadar birikimim olduğunu çok iyi biliyorsunuz.

Cümlemin sonundaki tavsiye sözcüğünü bile göremeyecek kadar kör kör okuyan birinin beni bu kadar iyi araştırmış olması cidden şaşkınlık yaratmıştır.

İki kitap okuyup fikir beyan etmek nedense zamanımızda herkesin en kolay bildiği yol oldu. Yineliyorum yaşamadığınız konuda konuşmanız sadece sizi tatmin eder.

İki kitap değil, hiç kitap okumadan yazdım tüm yazılarımı. Kıçımdan uydurdum. Tatmin konusuna gelince orgazmın doruklarında geziyorum. (Bakın burada da bilerek ve kasten tartışma zeminini seviyesizleştirdim, çünkü iki kitap bile okumadım. Birikimim olmadığına göre dilediğimce seviyesizleşme hakkına sahibimdir. Cehaletime vermekten başka bir halt yiyemezsiniz. Yerseniz de seviyeme inmiş olursunuz. Şunu da belirtmek gerekir ki; birikimimin olmadığı da zaten tarafınızca da kabul edilmiş bir bilgidir.)

Üstatlar varken madem ki, bizlere söz düşmüyor; o zaman MAKALE üstatlarını siteye getirir, onların makalelerin yayınlanmasını sağlarsınız. Zaten bu durumda bizim yazılar aracılığıyla da fikir belirtiyor olmamızın bir anlamı yok. Bırakalım MAKALELERi üstatlar yazarak fikir belirtsin, bırakalım siyaseti siyasiler yapsın.. Biz sürü gibi sadece vergi verelim, oy verelim. Sonra da kenara çekilelim. Peki.

oNLy_R 16 03 2008 - 17 : 45
bu cevabınızdan yorumlarımı okumadığınızı düşüneceğim neredeyse... Sağlık olsun.
  prusarus 17 03 2008 - 02 : 39

Bu arada gördüğünüz üzere, daha önce bahsettiğim kararlılıktan, mevziyi bırakmamaktan da iki dakikada vazgeçtim bile. Bunlar da aynen şahsınızın belirttiği üzere; birikimsizliğin, araştırmamanın, iki kitap dahi okumamanın sonucudur. Sonuçta temellendirmesi sağlam zeminlere dayanmayan FİKİRLER, yani bilgi birikimi ile beslenmemiş veyahut doğru bilgi kaynaklarından faydalanılmadan oluşturulmuş fikirler TUTARSIZDIR.

Her türlü ithamlarınız için teşekkürü bir borç bilir, saygılarımı sunarım.

oNLy_R 16 03 2008 - 18 : 20
Yazdıklarımın itham olmadığını sanırım okuyan arkadaşlar anlayacaktır. Sizin bunu anlayacak kapasitede olmanıza rağmen eleştiriye gelemediğinizi görmek ise üzücü...
  prusarus 17 03 2008 - 02 : 41

İsim *
Mail *
Web