Öncelikle, kopyala yapıştır yazar olarak itham edilmek gerçekten rahatsızlık verici. Şahsın takdirleri için teşekkür ederim. Takdir kendinindir. Fakat, türbanın özünde sapkınlık ve sapıklık olduğu konusundaki düşüncelerimden vazgeçmiş değilim. Birileri bunun aksini iddia ediyorsa buyursun ispatlasın. Türban gerçekliğinin arkasındaki asıl gerçeği sunsun önce, sonra yazdıklarıma saldırsın. Yazdıklarımız üzerinden makale üretmek yerine bunları yorum olarak belirtip, kendisine ait düşüncelerini makale olarak sunmalarını tavsiye ederim kendilerine.
Türban denilen örtünmenin temelini dine dayandıranların ve bunu herkese bir tabu olarak sunanların niyetlerinin ne olduğunu da hepimizin çok iyi bildiği aşikardır. BENİM İÇİN DOKUNULMAYACAK TABU YOKTUR. Fakat her ne hikmetse tabu olan din ile ilgili her açıklamamız bir hakaret olarak suçlanmakta, söylediklerimizin, anlatmak istediklerimizin altındaki niyet özümsenmemek istenmekte, böylelikle söylemlerimiz çarpıtılmak istenmektedir. Sadece kuran`ı kerimin nasıl kitap haline getirildiğine dair tarihsel sürece bile bakıldığında, kuranın aynen (ilk indiği haliyle) günümüze intikal etmiş olması bile imkansızdır
Orijinal nüshalar bile yakılarak yok edilmiştir.Birilerinin ezberinin keyfiyetine göre düzenlenmiş bir kitap olarak varlığına devam etmiştir. Kitap haline gelirken bile böyle muallak, belirsiz, ezbere dayanan bir derlemeden bir de bin bir çeşit yorumlama ile TÜRBAN yorumu ortaya çıkmış, sonra da her ne hikmetse bu islamın şartı haline getirilmeye çalışılmıştır. Ve bu yoruma göre kadınların örtünmek zorunda olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Peki bu yoruma göre kadınlarımızın niye örtünmesi gerekmektedir? Çünkü erkekleri tahrik etmesinden korkulmaktadır. Saçları, kolları, ayak baş parmakları bile namahrem olarak azledilmekte, tahrik unsuru olarak kabul edilmektedir. Saçtan dolayı tahrik olmak sapıklık değil de nedir?
Ayrıca atıfta bulunulan yazımda da belirtildiği üzere örtünmenin yorumu da tamamiyle anlatılan olay üzerinden çıkmaktadır. Yazılara kaynak göstermek, konu ile ilgili başkaca kaynaklara atıfta bulunmak veyahut kısaca bir söylemimiz bile olduğunda bunu destekleyen bazı dökümanları kaynak olarak sunmak ise kopyala-yapıştır olarak itham edilmiş. Kaynak göstermeden, bir şeyler yazacak olduğumuzda ise hiçbir temele dayanmadan konuşan, bol keseden atan olarak itham edilmekteyiz. Kusura bakmasın kimse, ben birilerinin keyfi istedi diye, başkalarının istekleri doğrultusunda yazacak değilimdir. Ben dokunurum tabulara!!!
Doğal olarak tabular eleştiri kaldırmaz bunu da bilirim. Çünkü adı üstünde tabudur, eleştiren suçlanır, hain ilan edilir, terörist ilan edilir, hatta dinsiz imansız ilan edilir. Şeyh Bedrettinin asılma gerekçesinde olduğu gibi , imansızlık sunulur gerekçe olarak halkın önüne. Ama bunları göze almıyor olsam, o yazıları yazmam. Saldıranlar olacaktır elbet, olmasa şaşarım. Ama ben kendimce inandıklarımı ve bildiklerimi yazmaya, bu mevziyi bırakmamaya emin adımlarla devam edeceğim. Bundan hiç şüpheniz olmasın.
Cevap hakkımı bu kadar çok sayıdaki yorum yerine, tek bir yorum altında kullanmak isterdim. Fakat sitenin kendisinde var olan bazı sorunlar nedeniyle çokça yorum ile cevap vermek mümkün oldu. Sorun siteden kaynaklanmaktadır. Affoluna.
bir mahalle düşünün bi ev şeriatçı,bi ev satanist,bi ev yahudi bi ev alevi,birbirine bu denli uç kişiliklerin devlet erbabında kurallara sadık ve mutabık kalması kopyala yapıştır bile olsa yerinde olmaya değmezmi..........bu ülke bu topraklara kopyalanıp yapıştırılmadı.........bu ülkeyi de şeriatçılar kurmadı.....saygılarımla.......utku
Hangi konuda neyi ne kadar araştırdığıma dair, beni bu kadar yakından tanıyor olmanız beni hayretler içinde bıraktı. Demek ki, beni o kadar iyi araştırmışsınız ki, yazılarımda neyi ne kadar esas aldığımı, yazdıklarım hakkında ne kadar birikimim olduğunu çok iyi biliyorsunuz.
Cümlemin sonundaki tavsiye sözcüğünü bile göremeyecek kadar kör kör okuyan birinin beni bu kadar iyi araştırmış olması cidden şaşkınlık yaratmıştır.
İki kitap okuyup fikir beyan etmek nedense zamanımızda herkesin en kolay bildiği yol oldu. Yineliyorum yaşamadığınız konuda konuşmanız sadece sizi tatmin eder.
İki kitap değil, hiç kitap okumadan yazdım tüm yazılarımı. Kıçımdan uydurdum. Tatmin konusuna gelince orgazmın doruklarında geziyorum. (Bakın burada da bilerek ve kasten tartışma zeminini seviyesizleştirdim, çünkü iki kitap bile okumadım. Birikimim olmadığına göre dilediğimce seviyesizleşme hakkına sahibimdir. Cehaletime vermekten başka bir halt yiyemezsiniz. Yerseniz de seviyeme inmiş olursunuz. Şunu da belirtmek gerekir ki; birikimimin olmadığı da zaten tarafınızca da kabul edilmiş bir bilgidir.)
Üstatlar varken madem ki, bizlere söz düşmüyor; o zaman MAKALE üstatlarını siteye getirir, onların makalelerin yayınlanmasını sağlarsınız. Zaten bu durumda bizim yazılar aracılığıyla da fikir belirtiyor olmamızın bir anlamı yok. Bırakalım MAKALELERi üstatlar yazarak fikir belirtsin, bırakalım siyaseti siyasiler yapsın.. Biz sürü gibi sadece vergi verelim, oy verelim. Sonra da kenara çekilelim. Peki.
Bu arada gördüğünüz üzere, daha önce bahsettiğim kararlılıktan, mevziyi bırakmamaktan da iki dakikada vazgeçtim bile. Bunlar da aynen şahsınızın belirttiği üzere; birikimsizliğin, araştırmamanın, iki kitap dahi okumamanın sonucudur. Sonuçta temellendirmesi sağlam zeminlere dayanmayan FİKİRLER, yani bilgi birikimi ile beslenmemiş veyahut doğru bilgi kaynaklarından faydalanılmadan oluşturulmuş fikirler TUTARSIZDIR.
Her türlü ithamlarınız için teşekkürü bir borç bilir, saygılarımı sunarım.
Internet (18 yazı)
Medya (12 yazı)
Siyaset (27 yazı)
Yaşam (36 yazı)
Sinema (4 yazı)
Özeleştiri (4 yazı)
Kısa Kısa (4 yazı)
Yazarlar
atlas (3 yazı)
dervish (1 yazı)
fleneur (9 yazı)
kkukrer (3 yazı)
merush (38 yazı)
meteryus (10 yazı)
Obi-wan Gyatso (0 yazı)
oxytocin (7 yazı)
prusarus (14 yazı)
ruenelf (1 yazı)
UtkuDemez (3 yazı)
wykka (9 yazı)
zalambodont (1 yazı)
AKP'nin Kapatılma Davası
Güzel ve Dahi!!!
Kopyala yapıştır makalecikleri ve bilgisiz fikir sahibi olmak üzerine...
Üzme beni Taraf
Öpüşen Türbanlı
İnsan haddinin sınırları
Ak Parti'nin Savunma Metni
ROCK NEDİR? NE DEĞİLDİR?
Bursa Nutku...
Ezgi'nin Merinos Günlüğü